Ahilik Teşkilatı’nın Sosyo-İktisadi Yapısı ve Örneklik Değeri / Hüseyin Arslan

Ahîlik ve Bâcıyân-ı Rum teşkilatları; 13-18.yy arasında Osmanlı öncesi ve Osmanlı döneminde birçok alanda ferdî ve toplumsal anlamda sosyo-iktisadî gelişmeye büyük etkisi olmuştur. Gedik sisteminin kuruluşuna değin etkinliğini sürdürmüştür. Bu iki örgütlenme; kadın ve erkek nüfusun sosyal-kültürel, ekonomik ve ahlaki yapısını, insanî ve medenî yönde geliştirmeyi amaçlamıştır. Sanayi inkılabının ve Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu şartların baskısı altında etkinliğini yitirmiştir.

Bu çalışmadan amaç; uzun bir tarih kesitinde geniş bir coğrafyada fert ve topluma olumlu katkılarda bulunmuş olan bu teşkilatların günümüz fert ve toplumuna örneklik değerini ortaya çıkarmaktır. Geçirdiği merhaleler anlatılırken etkinliğini yitirme sebepleri örnek alınması amacıyla zikredildi. Çeşitli sosyo-iktisadî ve tarihî kaynaklar incelendi. Günümüze örneklik değeri olan boyutların günümüz uygulamaları ile karşılaştırılması çalışmayı farklı kılan yanıdır.

Bulgular olarak; insanlar arası ilişkileri düzenlediği; meslek edindirme, üretim, satış, pazarlama, tüketim, işçi- işveren ilişkileri, sosyal güvenlik sistemi, adil gelir dağılımı dengesi, iç ve dış güvenlik gibi alanlarda düzenlemeler yapıldığı ve başarı ile uygulandığı tespit edilmiştir. Çeşitli kesimlerin bu örgütlenmede yer aldığı fark edilmiştir. Zâviye, hankâh ve ahî tekkesi, üretim ve satış mekânlarında ve sosyal hayatta etkinliklerini sürdürmüşlerdir.

Nitelikli insan ve toplum oluşturma ve geliştirme bakımından bu tarihi model incelendi. Esnafın; halkın ve tüketicinin hukukunu gözettiği, halkın ve tüketicinin de; esnafın, üreticinin ve satıcının hukukunu gözettiği insanî ve empatik bir ekonomik piyasa modeli oluşturulması çerçevesinde ahîlik sistemi örnek alınabilir. Türkak –TSE bünyesinde Ahîlik ilkeleri incelenip güncellenerek günümüze ve geleceğe hitap edecek nitelikte “Üniversal Ahîlik Standartları” oluşturulması yönünden incelendi ve bu standardın oluşturulması önerildi.

Anahtar Kelimeler: Sosyo-İktisadi, Bâcıyân-ı Rum, Ahîlik Standartları, Ahî Evran, Fatma Bacı.

1. GİRİŞ

Sürekli bir arayış içerisinde olan, daima daha iyisini aramakla meşgul olan insanlığın elde ettiği sosyal, ekonomik, ahlaki, siyasal, kültürel ve pek çok gelişmenin temelinde insanlığın tarihi tecrübeleri yatmaktadır. Bu tecrübelerden biri de tarihimizin uzun asırlarını etkilemiş olan ahîlik ve Bacıyân-ı Rum teşkilatlarıdır. Bu deneyimlerden yararlanmak çağımız toplumlarına çok şey katacak ve kazandıracaktır (Gündüz ve diğerleri, 2012:40).

Ahî kelimesi Arapça “ah”,“kardeş” anlamına gelmektedir. Kelime sonuna, konuşan= mütekellim ya’sı (Osmanlı Türkçe’sinde nisbet “î” takısı) alarak ahî “kardeşim” olmuştur. Ahî, kelimesi Türkçede eli açık, konuksever ve yiğit anlamına gelen “akı” sözcüğünün karşılığı olduğu ifade edilir (Ahmad al-Ayid, 1991:86, Solak, 2009).

Ahilik Teşkilatı ise Anadolu’da gelişip yaygınlaşan sanatta, ticarette dayanışma ve yardımlaşmayı esas alan sosyo-ekonomik bir kurumdur. Ahîlik 13. yüzyılda köylere kadar (Gündüz ve diğerleri, 2012:40) yayılarak düzenli ve milli bir toplum kurmayı amaç edinen sosyal bir kurum haline gelmiştir.

Ahîlik ve Bacılık teşkilatı veya teşkilatları, başlangıç itibariyle Abbasiler dönemindeki Fütüvvet teşkilatına kadar götürülmektedir. Şu var ki bu sözü geçen teşekküller Đslamî değerlerin ve iktisadi-sosyal, ahlaki-kültürel ilkelerinin bir başka ifade ile hayata dair önerilerinin pratiğe dökülmesi ve hayata ilişkin sistemlere dönüştürülmesini ön plana çıkardığından temelleri Đslâm’ın ilk dönemine değin götürülebilir. Nihayette Hz. Peygamber’in getirmiş olduğu hayata ilişkin görüşlerin ve değerlerin uygulamaya konulmasını amaçlamıştır (Bayram M., 2002).

Abbasi Devleti’nin Moğol işgaline uğradığı, parçalanma ve dağılma sürecine girdiği dönemde, Büyük Selçuklular Devleti ve Anadolu’da Selçuklu Devleti’nin yanı sıra Anadolu’daki yeni oluşumlar çerçevesinde Đslam’a ve Müslümanlara kapılarını açan bu yeni coğrafyada yaşayan insanlar ile birlikte akın akın Orta Asya’dan, Horasan’dan, Iran, Irak, Mezopotamya ve Arabistan’dan bu yeni yurda gelen insanlar yerleşik kültürler ve kavimlerle barış içerisinde yaşamanın yollarını arama gereği duymuşlardır. Đşte bu arayışa cevap yine tarihin bahsedilen safhalarından gelen hayata dair görüşlerden gelmiştir. Bunun sonucu olarak kurumsal ama sosyal-kültürel ve ahlakî-iktisadî anlamda ahîlik teşkilatı ile karşılaşmaktayız (Bayram M. , 2001).

BU MAKALENİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN BELGEYİ BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ :

İndir “Ahilik Teşkilatı'nın Sosyo-İktisadi Yapısı ve Örneklik Değeri / Hüseyin Arslan” Ahilik-Teskilatinin-Sosyo-Iktisadi-Yapisi-ve-Orneklik-Degeri-Huseyin-Arslan-366016-383019-1.pdf – 5 defa indirildi – 254,71 KB